SANAT /// KİTAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SANAT /// KİTAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Aralık 2016

Dünyanın En İlginç 7 Kütüphanesi

878363491631211111










Kitap severler için kütüphaneler muhteşem yerlerdir. Ama bazı kütüphaneler var ki bazıları binası ve içine girdiğinizde size hissettirdikleri için özellikle görülmeye değer. Dünyanın en ilginç 7 kütüphanesini sizin için derledik.

1- Beitou Halk Kütüphanesi
34254676878
Dünyanın en yeşil kütüphanesi denebilecek Tayvan’daki Beitou Halk Kütüphanesi’nin çatısı eğimli yapılmış ki hem nemi tutsun, hem de yağmur suları gri atık su toplama noktasına aksın ve bu su bitkileri sulamak veya tuvaletler için kullanılabilsin.
Tepesindeki fotovoltaik panellerle aynı zamanda kendi güneş enerjisini depolayan bu kütüphane, aynı zamanda enerji verimliliğini öne çıkaracak şekilde dizayn edilmiş.

2- Liyuan Kütüphanesi
98765433
Pekin’in dışında bir köyde yer alan tek katlı bu kütüphanenin dışı ahşapla kaplı. Her ne kadar ahşapla kaplı olsa da, içinde geliştirişlmiş bir soğutma sistemiyle üzerinde olduğu gölden soğuk hava alıyor. Geri dönüşümlü materyallerden yapılmış bu kütüphane hem çevre dostu, hem de çok samimi bir havası var.

3- Stuttgart Şehir Kütüphanesi
2345678
2345678
Eski Roma’daki Pantheon’dan esinlenerek dizayn edilmiş olan küp şeklindeki bu 9 katlı kütüphanede,kitaplar hariç herşey bembeyaz.

4- Jose Vasconcelos Kütüphanesi / Meksika
21345657889
21345657889
Tamamıyla beton ve camdan oluşan bu kütüphanede sanki raflar havada uçuşuyor gibi tasarlanmış. Ayrıca kütüphanenin ortasında kocaman bir balina iskeleti de var.

5- Admont Kütüphanesi
234235432
234235432
Dünyanın en güzel kütüphanelerinden birisi olan Admont Kütüphanesi, aynı zamanda dünyanın en büyük ikinci manastır kütüphanesi. 200.000 üzerinde kitap olan bu kütüphane 18. yüzyılda Barok stilinde yapılmış. İnsanın bilgiye ulaşmasının evrelerini gösteren tavan freskoları ise tam anlamıyla muhteşem.

6- Delft Teknoloji Üniversitesi Kütüpanesi
2342564644322
2342564644322
Her ne kadar modern kütüphaneler çoğu zaman eski yapılar kadar güzel olmasa da, Delft’teki bu kütüphanenin tepesindeki huni tüm güneş ışığını topluyor ve okuyuculara doğal bir ışık sunuyor. Ayrıca yeşille kaplı çatısı da son derece çevre dostu. Delft Üniversite Kütüphanesi, modern olması yanında son derece muhteşem bir yapı.

7- Villanueva Halk Kütüphenesi
2132435676
2132435676
Kolombiya’nın en meşhur kütüphanelerinden biri olan Villanueva Halk Kütüphanesi yerel malzemeler kullanılarak yapıldığı gibi, yerel halk tarafından inşa edilmiş. Yapımında kullanılan taşlar yakınındaki bir nehirden ve sürdürülebilir ahşap yakındaki ormanlardan alınmış.
Yerel bir üniversiteden 4 öğrencinin tasarladığı bu kütüphanede doğal havalandırma kullanılmış. Pek de zengin olmayan bir bölgede yapılan bu bina, yerel malzemeler, halkın yardımı ve tasarımdan tasarruf ederek yapı maaliyeti düşük ama etkisi büyük bir kütüphane olmuş.


Logo




14 Mayıs 2015

ROMAN TAVSİYESİ : Kimberley Freeman - Deniz Feneri Koyu - Pdf



Kimberley Freeman Deniz Feneri Koyu Pdf E-kitap indir

"Belki de kırılmıştır kalbim. Bildiğimiz anlamda kırık bir kalp değil, sadece ortadan ikiye çatlamış bir kalp de değil. Şömine rafından alınıp, sert bir el tarafından sökülerek parçalarına ayrılan, sonra da paramparça bir halde yere bırakılan bir saat gibi. Bir daha çalışamayacak kadar parçalanmış bir saat."

Ünlü bir kuyumcu ailesinin gelini olan Isabella Winterbourne, kalbi acıdan kavrulsa da, 1901 yılında eşiyle birlikte o çok kıymetli hediyeyi Avustralya parlamentosuna teslim etmek üzere bir gemi yolculuğuna çıkmak zorundadır. Ancak gemi Queensland sahilinde batar ve bu kazadan sağ kurtulan tek kişi Isabella'dır. Ve ne talihtir ki eşinin gözü gibi sakındığı hediye de kıyıya vurmuştur. Isabella bir karar vermek zorundadır. Ya kocasının zengin ve baskıcı ailesine geri dönecektir ya da elindeki bu hediyeyle yıllardır özlemini çektiği saklı rüyasını gerçekleştirecektir. İşte o an uçsuz bucaksız karanlık sahilde bir ışık dikkatini çeker. Ve Isabella deniz fenerinin sığınağına bırakır kendini.

Bir asır sonra Libby Slater, hiç karşılık beklemeden sevdiği adamı kaybedince, artık ona anlamsız gelen Paris şehrini ardında bırakmaya karar verir. Yaşamını çocukluğunun geçtiği Deniz Feneri Koyu'nda devam ettirecektir. Ancak yirmi senedir hiç görüşmediği kız kardeşinin düşüncesi onu endişelendirse de geçmişte yapılan hataların telafisi yoktur. Dahası fener evinde kalmaya başladığı günler ona bu koyun her zaman sürprizlerle dolu olduğunu gösterecektir.

Kır Çiçeği Tepesi ile gönülleri fetheden Kimberley Freeman, farklı yüzyıllarda yaşamış iki kadının geçmişi geride bırakıp geleceklerine yön verişlerini ustalıkla anlatıyor. Ve bu kadınların aradıkları cevaplar ise Deniz Feneri Koyu'nda saklı.

"Freeman, bir asır arayla yaşayan ama geçmişin zorluklarıyla bir şekilde başa çıkan ve aynı deniz fenerinin huzuruna sığınan iki kadının hikâyesini ustalıkla kaleme alıyor."

-Publishers Weekly-

(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 488
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Çevirmen :Duygu Parsadan
Yayınevi :Arkadya Yayınları


22 Nisan 2015

ROMAN TAVSİYESİ : Ahmet Şerif İzgören Avucunuzdaki Kelebek - Pdf



Ahmet Şerif İzgören Avucunuzdaki Kelebek Pdf E-kitap indir

"Tebrikler! Çok net başka bir şey söylemem mümkün değil. Sanırım hızlı okuma rekoru kırmış olabilirim. Bu kadar duygu yüklü, bu kadar gerçekleri gözler önüne serebilen, hala umut olabileceğine dair bu kadar mesaj bir arada nasıl verilir, gerçekten tebrikler."

Filiz Şahin

"Sizi temin ederim hayatımda iş dünyası ve iletişim üzerine okuduğum hiçbir eser bende bu kadar etki bırakmadı. "

Çağlayan Babacan

"Harika bir kitaptı. Bütün meseleleri çok içten ve güzel işlemişsiniz. Hayatımda birçok değişiklik yapmama neden oldunuz."

ROMAN TAVSİYESİ : Alein Kentigerna Kıyamet Elçileri - Pdf



Alein Kentigerna Kıyamet Elçileri Pdf E-kitap indir

İslamiyet'in doğumun*dan kısa bir süre önce bir haham ve bir rahip, Cenovalı eski bir mezar soyguncusuna ait bir günlüğü okuyarak Atlantik Okyanusu'nu geçerler ve dünyaya gönderilen ilk kutsal metinlerin izini sürmek için Orta Amerika'da bir adaya ulaşırlar. Onların gidişinden on yıl sonra elinde tuhaf, gümüş bir nesne olan genç bir Orta Amerika yerlisi, peşindeki iki Fenike gemisinden kaçarak bir gemiyle Akdeniz*e girer ve Mısırlıların eline tutsak düşer...

1600'lerin Osmanlısı. Üzeri taşla örtülmüş bir kuyunun dibinde bulunan bir rahibin cesedi...
Ve tüm ipuçlarının toplandığı Silifke*nin baş imamı. İmamın elinde ise bir kuru kafa ve kimden geldiği belli olmayan gizemli mektuplar... Gnostik tarikatlar, ürkütücü rüyalar, kaybolan iskeletler ve kurmaca mı gerçek mi belli olmayan kapkara bir sisin ardına gizlenmiş tehlikeli bir sır...

Bir çırpıda okunacak, heyecanın doruklarında, gizemli, çarpıcı ve her sayfası gerilim yüklü bir tarihsel roman.


BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ!

ROMAN TAVSİYESİ : Ahmet Demir Yalnızlık Sek İçilir - Pdf



Ahmet Demir Yalnızlık Sek İçilir Pdf E-Kitap indir

"Aşkı tanıdım, yaşadım ve yanıldım... Sen de oradaydın"

Küskün değilim sana, kızgınlığım da geçti, ama kırgınlığım geçer mi bilmiyorum...

Biz yalancı baharlara inanıp açan iki çiçeğiz, papatya mevsimine aldanıp, fallara kanmışız o kadar...* Ne kadar kuru ayaz varsa hepsine dayanmış, hafif bir sonbahar rüzgârıyla solmuşuz...

Şimdi faydası olmayan teselliler aldım yüreğime, bir adım sonra nereye gideceğim, onu bile bilmiyorum..*. Bildiğim tek şey, kelimelere dökemediğim duyguların efendisi olduğun...

Baskı yılı 2014


BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ!

ROMAN TAVSİYESİ : Ahmet Batman Bana İkimizi Anlat - Pdf





Ahmet Batman Bana İkimizi Anlat Pdf E-kitap indir

"Soğuk Kahve" ve "Sabah Uykum" yazarından "Yaşanması mümkünken yaşanmayan her aşk gün gelir bizden bunun hesabını sorar."

Adamlık, bir kadını bir ömür sevmekten geçer. Kadınlık da kendini bir ömür sevecek adamın değerini bilmektir. Kimin için yaratıldığını bilmiyorsun elbette ama bu hikâyenin başrolü sensin. Aşkı senin, acısı senin. Kimse içinde kopan fırtınaları anlamaz, anlamak zorunda da değil zaten. İnsanlar hep konuşur çünkü hayat senin, tasası onlarındır.

Her şeye rağmen bilmediğim bir hikâyenin başrolünü oynuyorum. Sonu nereye gider belli değil, seveceğim kaç şarkı kaldı bilmiyorum. Herkes gibi, her şeyden habersiz yaşıyorum. Ne zaman karşıma çıkarsın, hangi şarkıda ilk dansımızı ederiz hiçbir fikrim yok. Ayrıntılara takılmaya gerek yok belki de. Hikâyeme katıldığın gün sarılır konuşuruz bunları.

(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 184
Baskı Yılı: 2014
Dili: Türkçe
Yayınevi: Destek Yayınları


BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ!

3 Nisan 2015

Edebiyatımızın unutulmaz ismi Sabahattin Ali'yi, 108. doğum gününde özlemle anıyoruz. /// ALDIRMA GÖNÜL

Cezaevinde yazdığı 'Aldırma Gönül'



Başın öne eğilmesin
Aldırma gönül aldırma
Ağladığın duyulmasın
Aldırma gönül, aldırma
Dışarda deli dalgalar
Gelip duvarları yalar
Seni bu sesler oyalar
Aldırma gönül, aldırma
Görmesen bile denizi
Yukarıya çevir gözü
Deniz dibidir gökyüzü
Aldırma gönül, aldırma
Dertlerin kalkınca şaha
Bir sitem yolla Allah´a
Görecek günler var daha
Aldırma gönül, aldırma
Kurşun ata ata biter
Yollar gide gide biter
Ceza yata yata biter
Aldırma gönül, aldırma


Aşk, Hürriyet ve Yaşama Dair Satırları ile Edebiyatımızın Unutulmazlarından Sabahattin Ali...





1. Kadın sevebileceği zaman sevmiyor, ancak tatmin edilmeyen arzulara üzülüyor, kırılan benliğini tamir etmek istiyor, kaybedilen fırsatlara yanıyor ve bunlar ona aşk çehresi altında görünüyordu.

Kadın sevebileceği zaman sevmiyor, ancak tatmin edilmeyen arzulara üzülüyor, kırılan benliğini tamir etmek istiyor, kaybedilen fırsatlara yanıyor ve bunlar ona aşk çehresi altında görünüyordu.
Kürk Mantolu Madonna

2. Yalnızca devletin emrettiğini yapmakla hür olunuyorsa, buna hürriyet demek biraz güçtür.

Yalnızca devletin emrettiğini yapmakla hür olunuyorsa, buna hürriyet demek biraz güçtür.
Hürriyet Meselesi

3. 'Seni seviyorum. Deli gibi değil, gayet aklı başında seviyorum...'

'Seni seviyorum. Deli gibi değil, gayet aklı başında seviyorum...'
Kürk Mantonu Madonna

4. Konuşmaya ne lüzum vardı? Bütün güzel laflardan ve hoş insanlardan sıkılan bu mahlukları, birbirlerinin sessiz mevcudiyeti, yorgunluk verecek kadar doyuruyordu.

Konuşmaya ne lüzum vardı? Bütün güzel laflardan ve hoş insanlardan sıkılan bu mahlukları, birbirlerinin sessiz mevcudiyeti, yorgunluk verecek kadar doyuruyordu.
Kuyucaklı Yusuf

5. "Bir insanın diğer bir insanı, hemen hemen hiçbir şey yapmadan bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu?"

"Bir insanın diğer bir insanı, hemen hemen hiçbir şey yapmadan bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu?"
Kürk Mantolu Madonna

6. İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.

İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.
Kürk Mantonu Madonna

7. Rüzgar

Rüzgar
...
Bir dürbünün ters tarafı gibi bu dünya
En büyük şey, en asil şey küçülür burda.
Burda yalan para eden biricik iştir,
Burda her şey bir yapmacık, bir gösteriştir.
Kimi coşar din uğruna geberir, yalan!
Kimi gider vatan için can verir, yalan!
Bir filozof yetmiş eser yazar, yalandır;
Bir kahraman istibdadı ezer, yalandır.
Şairlerin büyük aşkı fani bir kızdır,
Bu dünyada herkes sinsi, herkes cılızdır.
Ne hakiki aşktan burda bir çakan vardır,
Ne de onu görse dönüp bir bakan vardır,
Her büyüklük cüzzam gibi dökülür burda,
En muazzam ölüm bile küçülür burda.
...

8. İstanbul'un dayanılmaz cazibesi...

İstanbul'un dayanılmaz cazibesi...
İstanbul'dan ayrılmak istemiyoruz fakat senede kaç defa kütüphaneye gideriz? Üç beş cadde ile bir o kadar da kahveden başka ne biliriz? Fikir hayatı, fikir hayatı diyoruz... En kabadayımız bile gevezelikten başka ne konuşuyor? Kahve münakaşalarıyla zihnimizi inkişaf ettirdiğimizi sanmakla pek akıllıca bir iş yaptığımıza kani değilim... Bizi buraya asıl bağlayan bir alışkanlıktır... Biz burada maksatsız yaşamayı ve boş beyinle dolaşmayı tatlı bir meşgale haline getirmek yolunu keşfetmişiz... Hepimizi İstanbul'a bağlayan sadece bu... Burada insan, kafasını zerre kadar işletmeden mütefekkir bir kimse olduğuna inanmak ve buna başkalarını da inandırmak imkanına malik... Bu şehrin ve buradaki muhitlerin dayanılmaz cazibesi işte bundan ibaret!...
İçimizdeki Şeytan

9. Bundan sonraki günlerimin ondan ayrı olarak geçeceğini bir türlü kabul edemiyor, bu ihtimali ciddilikten uzak, gülünç, imkânsız buluyordum.

Bundan sonraki günlerimin ondan ayrı olarak geçeceğini bir türlü kabul edemiyor, bu ihtimali ciddilikten uzak, gülünç, imkânsız buluyordum.
Kürk Mantolu Madonna

10. İnsan başkalarına yardım ettiği, başkalarını sevdiği kadar yükselir. Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek. Başka bir insanı bahtiyar edebilmek, kendini bahtiyar edebilmekten daha güç fakat daha insancadır.

İnsan başkalarına yardım ettiği, başkalarını sevdiği kadar yükselir. Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek. Başka bir insanı bahtiyar edebilmek, kendini bahtiyar edebilmekten daha güç fakat daha insancadır.
Sabahattin Ali (28 Şubat 1935 tarihli mektup, “Herkeslerden sevgili Aliye’ye”)

11. Günün birinde ya çıldıracağız, ya dünyaya hakim olacağız.

Günün birinde ya çıldıracağız, ya dünyaya hakim olacağız.
İçimizdeki Şeytan 

12. 'Nereye çağırırsan gelirim'

'Nereye çağırırsan gelirim'
Kürk Mantolu Madonna

13. 'Kalbim ki, senin en son sığınacak yerindir'

'Kalbim ki, senin en son sığınacak yerindir'
Ebedi

14. 'çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi...'

'çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi...'
Kürk Mantolu Madonna

15. Hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı...

Hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı...
İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğimi fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiilerin daimi bir mesulünü bulmuştum: buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizdeki şeytan yok... İçimizdeki aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç birşey: hakiklatleri görmekten kaçmak itiyadı var...
İçimizdeki Şeytan

16. İnsan alıştığı, güzel bulduğu, kendine yakın bulduğu yerlerden ayrılırken sanki vücudunun bir kısmını orada bırakıyormuş gibi üzülür.

İnsan alıştığı, güzel bulduğu, kendine yakın bulduğu yerlerden ayrılırken sanki vücudunun bir kısmını orada bırakıyormuş gibi üzülür.
Sabahattin Ali ( 7 Nisan 1935 tarihli mektup - “Çok sevgili Aliye’ye”)

17. Öyle günler gördüm ki...

Öyle günler gördüm ki...
öyle günler gördüm ki, aydın gökler kararıp
bahtım bir bulut gibi üstüme çöker oldu,
her gözümü yumunca tanıdık yüzler görüp,
hayaller alev alev beynimi yakar oldu.
ümitsizlik, gariplik dört tarafımı sarıp
yüzüm sırıtsa bile, içim yaş döker oldu.
her sabah ilk ışıklar gözlerimi oyardı,
uyanan taş duvarlar iniltimi duyardı.
Öyle Günler Gördüm ki şiirinden.
Görsel: Sabahattin Ali'nin Sinop Cezaevi'nde kaldığı odası

18. Artık hiçbir şeyin değişmesine imkan yok. Lüzum da yok.

Artık hiçbir şeyin değişmesine imkan yok. Lüzum da yok.
Kürk Mantolu Madonna

19. Cezaevinde yazdığı 'Aldırma Gönül'

Cezaevinde yazdığı 'Aldırma Gönül'
Başın öne eğilmesin
Aldırma gönül aldırma
Ağladığın duyulmasın
Aldırma gönül, aldırma
Dışarda deli dalgalar
Gelip duvarları yalar
Seni bu sesler oyalar
Aldırma gönül, aldırma
Görmesen bile denizi
Yukarıya çevir gözü
Deniz dibidir gökyüzü
Aldırma gönül, aldırma
Dertlerin kalkınca şaha
Bir sitem yolla Allah´a
Görecek günler var daha
Aldırma gönül, aldırma
Kurşun ata ata biter
Yollar gide gide biter
Ceza yata yata biter
Aldırma gönül, aldırma

20. Sezen Aksu'nun müthiş yorumu ile, Sabahattin Ali'nin unutulmaz şiiri 'Dağlar'

"bir gün kadrim bilinirse,
ismim ağza alınırsa,
yerim soran bulunursa,
benim meskenim dağlardır.."
Edebiyatımızın unutulmaz ismi Sabahattin Ali'yi, 108. doğum gününde özlemle anıyoruz.

Onedio

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...